Şark Çıbanı Nedir ? Hangi Padişahı Öldürdü ?

Şark çıbanı, halk arasındaki bilinen adıdır. Tıbbi adı, leishmaniasis (layşmanyaz) olan bu hastalık, kan emmeleri sırasında dişi tatarcık yani dişi sivrisinekten bulaşan Leishmania parazitinin neden olduğu bir hastalıktır.

Bu hastalık ülkemizde en çok Çukurova bölgesinde görülmektedir. Bu parazitin bir çok farklı hali bulunmaktadır. Gündüz boyunca vücuttan vücuda kan emerek gezinen tatarcıklar, gece vaktinde ise kuytu yerlere çekilirler. Şark çıbanı ayrıca kan nakli , cinsel ilişki ile veya plesenta yoluyla da oluşabilmektedir.

Şark çıbanı öldürücü bir hastalık değildir. Ancak tedavi edilmediği zaman ömür boyu kalıcı yara izleri bırakabilmektedir. Bu nedenle mutlaka doktora başvurup tedavi olunmalıdır.

Tedavisi nasıl yapılır?

Şark çıbanı ölümcül bir hastalık değildir. Tedavi edilmediği zaman genellikle 1-2 yıl içinde iz bırakarak iyileşir. Bu sebeple ‘yıl çıbanı’ olarak da adlandırılır. Tedavisi için kullanılan ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından yurtdışından getirtilmektedir. Erken tanı ile iz kalma riski azalır. Tedaviye lezyonun büyüklüğüne, sayısına, hastanın yaşına ve bağışıklık durumuna göre karar verilir. İlaçlar sistemik olarak veya yaranın içine iğne ile uygulanabilir. Çoğunlukla belli aralıklarla birkaç seans uygulama yapılır. Yara kabuklu hale geldikten sonra tedaviye rağmen iz kalabilmektedir.

Korunmak için öncelikle hastalığı taşıyan insan ve hayvanlar tespit edilip, tedavi edilmelidir. Sinek genellikle geceleri kan emdiği için hastalığın yoğun görüldüğü bölgelerde geceleri vücudu örten kıyafetler kullanmak, açıkta kalan yerlere koruyucu kremler sürmek, açık havada yatılacaksa cibinlik gibi koruyucular kullanmak faydalı olacaktır.

Mülteci Kamplarında 5 bin Şark Çıbanı Vakası Var !

DÜ Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Harman; “Bunun nedeni ise güneydeki komşu ülkelerden iç savaş nedeniyle Türkiye’ye gelen mülteciler.”

Özellikle şark çıbanı Suriye ve Irak’ta çok yaygın görülen bir hastalık. Savaştan önce Suriye kayıtlarında yıllık 200 bin vaka bildirilmiştir. Türkiye’de özellikle kamplarda kalan çok sayıda hasta var. Biz üçüncü basamak sağlık kurumu olmamıza rağmen çok hasta geliyor. Bizim şu anda gelen hastalarımızın yüzde 25’ini mülteciler oluşturuyor.
Genelde birinci basamakta tanı konulduğu için bize gelen hasta sayısı gerçek rakamı yansıtmıyor. Ancak 2 milyon civarında mülteci var. Bunların kaldığı kamplarda çeşitli çalışmalar yapıldı. 10 bin kişilik kampta 70-80 hasta saptanmış. Bunu genele yaydığımızda yaklaşık 5 bin vaka yapıyor. Bu ciddi bir rakam” diye konuştu.

Türkiye Genelinde Yayılıyor !

Şu anda Türkiye’nin her bölgesinde şark çıbanına rastlandığına işaret eden Prof. Dr. Harman, şunları kaydetti:
“Bunun nedeni de mülteciler artık her yere gidiyorlar. Mesela İstanbul’da eskiden yılda bir vaka varken, şimdi yaklaşık 200 vaka oluyor. İzmir’de kamp var ve orada da çok sayıda vaka var. Biz Diyarbakır’da bu vakalarla daha önce çok karşılaşıyorduk ancak diğer bölgelerde çok fazla yoktu. Şimdi artık oralarda da çok fazla karşılaşılıyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik Koruması !