nedirneresidir.com-fomo nedir?

Fomo Nedir, Fomo Riskini Taşıyan Kimlerdir?

FOMO, (Fear of Missing Out)  Türkçesiyle “bir şeyleri kaçırma korkusu”, bir endişe türüdür.

Kişi ortamda değilken diğer insanların keyifli şeyler yaşaması halini betimler. Bir tür sosyal anksiyete olan FOMO, diğer insanlarla sürekli birlikte olma arzusu olarak tanımlanabilir.

FOMO’yu iyi bir fırsatı kaçırma, unutulmaz bir deneyimi yaşayamama, keyif verici ortamlarda bulunmama korkusu olarak da değerlendirebiliriz. FOMO, yanlış seçim yapma duygusunun ve “her şeyin başka türlü olabileceğini” düşüncesinin hüküm sürmesi ve bu durum kişiye eziyet eder.

Siz evde otururken insanların dışarıda gülüp eğlendiğini mi düşünüyorsunuz?

İnternete erişiminizin olmadığı zamanlarda Twitter’da, Instagram’da feci keyifli geyiklerin döndüğünü düşünüp düşünüp kahroluyor musunuz?

Eğer bu durumlar başınıza geliyorsa, sizde FOMO var.

Sürekli Haberdar Olma Dürtüsü

Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte son zamanlarda psikolojik bir hastalık olarak tanımlanan herkesin yaptığından sürekli haberdar olma duygusu, depresyona yol açıyor. “Acaba şu an başkaları benim yaptığımdan daha iyi bir şeyler mi yapıyor, onların ne yaptığını kaçırıyor muyum?” duygusu zayıf kişiliklerde kaygı, yetersizlik hissi, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, gerçek sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyona yol açabiliyor. Üye olduğu sosyal ağda birşeyleri kaçırdığını düşünerek sürekli sosyal medyayı kullanma ihtiyacı hissediyor. Yapılan çalışmalara göre sosyal medya kullanıcısı genç yetişkinlerde FoMO görülme sıklığı yüzde 40’ın üstünde.

Telefonsuz Kalma Korkusu

Halbuki diğer insanlarla birlikte olma isteği son derece normal bir psikolojik ihtiyaçtır. Bu bakımdan FOMO kavramının bir tür savunma mekanizması olarak da görülebileceği düşünülür bazı kişilerce.

Teknolojinin gelişmesi ve sosyal medya platformlarının artmasıyla sosyal etkileşim daha “ucuz ve ulaşılabilir” bir hal aldı. Buna karşın bu tür bir sanal iletişim insanları internete bağımlı hale getirdi diyebiliriz. Online mecralara yönelik psikolojik bağımlılık, kişi internete giremediğinde patolojik bir hal alarak anksiyeteye yönebilmektedir. Bu arada telefonsuz kalma, telefonun şarjının bitmesi gibi durumları betimleyen nomofobi (nomophobia) adında nur topu gibi bir fobimiz de türedi son yıllarda.

Sonuç olarak FOMO, insanların bir şeyleri kaçırdıkları için duydukları endişeyi temsil eden olumsuz bir durum olarak özetlenebilir.

Depresyona yakalanma riski fazla

Fomofobik kaygılarla hayatlarını zehir edenler, yaygın ruhsal sorunlara da yol açmaktadır. Teknolojik cihaz kullanma saatlerine göre depresyona yakalanma oranları şöyledir:

6 saatten fazla kullananların yüzde 83’ü, 4-6 saat kullananların yüzde 50’si, 2-4 saat kullananların yüzde 21’i, 1-2 saat kullananlarda yüzde 14’ü depresif bir yaşam sürdürmektedir.

Cihazlar sadece kullanım süresince mutluluk sağlıyor 

Depresyonun şiddeti de kullanımın artmasıyla birlikte artmaktadır. Bunun sebebi teknolojik cihazlarla geçirilen uzun zamanın getirdiği sosyal izolasyon olabilir. Teknolojik cihazlar kullanım süresince mutluluk sağlar. Fakat bu cihazların insanlarla etkileşime benzer yanları yoktur. Sadece birer makinedir, duygusal ve zihinsel özgünlüklere sahip değillerdir. Bir insan vasıtasıyla yüklenen verilerle çalışırlar. Oysa insan insanla iletişim kurduğunda, sakinleşebilir, dinlenir ve neşesi yerine gelir. Bu ihtiyaçlar hiçbir şekilde cihazlarla elde edilemez. Paylaşılan içeriklerin keyif verici yanı olabilir ancak insanla kurulan iletişim gibi kalıcı etkiler sağlamazlar. Aşırı süre cihaz kullanım bağımlılar, insanla iletişimle elde edilen duygulardan yoksun kalırlar ve farkında olmadan depresif bir hayat sürmektedirler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir